gerçekler
ÇALAR SAAT
Kurulmuş çalar saatim, zamanım çok az kaldı ?
Çocukluk, gençlik derken artık ihtiyarlık kaldı.
ATEŞ
Bir şeyler yakıyor tenimi ateş nerede ?
Serinlemek istiyorum, su hangi derede?
NİNEM
Ayakkabılarını çıkarıp girmiş eczaneye,
Dualar esirgenmez asaletin aslı nineye.
RANDEVU
Ölümle randevum olmadı, olmadı merhabam,
Tanışan bir kaç dostum oldu, birde canım babam.
İnsan dirense de çeker ölüm, çeker koynuna,
Ölüm; kementtir dünya ile tanışanın boynuna.
KADER
Geçti bir ömür, sefalet sevinsin birader,
Başımda türlü belalar adı ise : kader!
ÖLÜM
Gözüm deryadan uzak,sadece bir yudum suda,
Dalar giderim, ölüm nerede, hangi pusuda?
KIYAFET
Adam ve madamlar üç beş kuruş peşinde,
Ruhlar şeytanlaşmış, insan kıyafetinde.
Resul KARAHAN
PERDE
Açılsın gözlerde ki kalın, siyah perdeler ,
Kalp kıran bedenlerde, sivri diller nerdeler?
EZAN
Ses nasıl çıkar ki telden mızrap dokunmasa,
Yürekler serinler mi ezanlar okunmasa ?
HAK
Hesabını sorarlar şerefliler bir pulun
Yer içerler de hakkını vermezler bin kulun.
İNSANLAR
İnsan var ; gözlerinde hiddet alevlenmeye hazır,
İnsan var; sessiz sedasız gönüllere sevgi kazır.
İNSANLAR GÖRDÜM
İnsanlar gördüm;
Girsen gül bahçesidir tertemiz özlerine,
İnsanlar gördüm;
Şekilleri bozulmaz tükürsen yüzlerine …
ODALAR
Odalar ; sevdaların geceye daldığı yer,
Odalar ; bedenlerin sabahsız kaldığı yer…
Resul KARAHAN
0 yorum yazılmıştır